23 Mayıs, 2019

Yüksek Seçim Kurulu 22.05.2019 tarihinde yayınladığı gerekçeli karar ile seçim sonrası sivil bir darbe yapıldığını ve ülkemizde yargının talimat ile çalıştığını maalesef ki tüm dünyaya ilan etmiştir

Kamuoyunun malumu olduğu üzere; Yüksek Seçim Kurulu 6 Mayıs 2019 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri’nin iptaline karar vermiş, 22.05.2019 tarihinde ise 250 sayfalık bir gerekçeli karar yayımlamıştır. 
Öncelikle belirtmemiz gerekiyor ki, yayımlanan 250 sayfalık kararda seçimlerin tekrar edilmesine yönelik hukuki hiçbir gerekçeye yer verilmemiştir. Yüksek Seçim Kurulu, 200 sayfa boyunca Ak Parti’nin iddialarına ve kendi kurum içi yazışmalarına yer vermiş, geriye kalan 50 sayfada ise sözde gerekçeye ve bu sözde gerekçeye karşı oy kullanan Yüksek Seçim Kurulu hakimlerinin muhalefet şerhlerine yer vermiştir. Havuz medyası ise, gerekçeli kararda yer alan Ak Parti’nin iddialarını Yüksek Seçim Kurulu’nun iptal kararının gerekçesi olarak göstererek milletimizi yanıltmaya devam etmektedirler. 
Partimiz tarafından Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi belediye başkanlığı seçimlerinde sandık kurullarının kanuna aykırı şekilde teşkil ettirildiğinden bahisle Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, söz konusu itirazımızı sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazların son gününün 2 Mart 2019 tarihi olması sebebiyle esasa girmeden, usulden reddetmiştir. Dün yayımlanan gerekçeli kararda ise Yüksek Seçim Kurulu, itirazımızın esasının incelendiğini belirterek, iddiamızın doğru olmaması sebebiyle itirazımızın reddine karar verildiği şeklinde gerçek dışı bir beyana yer verilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, gerekçeli karardaki muhalefet şerhinde; Partimiz tarafından yapılan itiraz ile Ak Parti tarafından yapılan itirazın konusunun aynı olduğunu, Partimiz tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesi ile esasına girilmeden usulden reddedildiğini, Ak Parti tarafından yapılan itirazın ise kabul edilerek seçimlerin yenilenmesine karar verilmesinin içtihatlarıyla çeliştiğini ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. 
Kısacası Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekçeli kararında Partimizin yapmış olduğu itiraz ile ilgili olan kısmı yalanlamıştır!
Bilindiği üzere Ak Parti, Yüksek Seçim Kurulu’na yapmış olduğu itirazların delili olarak valizler götürerek on binlerce kısıtlı ve ölünün oy kullandığı iddiasında bulunmuş, Ak Parti Genel Başkanı ekranlara çıkarak seçimde yolsuzluk yapıldığını ve yolsuzluk kayıtlarının ellerinde olduğunu beyan etmiş, Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ise seçimlerin yenilenmesinin sebebinin oy çalınması olduğunu belirtmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekçeli kararında oy çalınmadığı, usulsüzlük yapılmadığı, seçimin iptalinin tek sebebinin Yüksek Seçim Kurulu’na bağlı olan İlçe Seçim Kurulları tarafından sandık kurullarının teşkilinin kanuna aykırı oluşturulması olduğu açıkça belirtilmiştir. Daha önce belirttiğimiz üzere valizlerin içinin boş olduğu ve on binler olarak belirtilen oy kullanan kısıtlı sayısının sadece 706 olduğu sabit hale gelmiştir. Ak Parti bir kez daha milletimizi aldatma yoluna gitmiş ve kaybettiği seçimi Yüksek Seçim Kurulu eliyle iptal ettirerek, millet iradesini gasp etmiştir.
Yüksek Seçim Kurulu kararında karara muhalif kalan Yüksek Seçim Kurulu başkan ve üyelerinin muhalefet şerhleri incelendiğinde görülecektir ki; Yüksek Seçim Kurulu hiçbir somut delil ve belge olmamasına rağmen aldığı talimat üzerine seçimlerin iptali kararı vermiştir. Milletimiz iktidara ve Yüksek Seçim Kurulu’na şu soruları sormalıdır: 
Sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmaması seçim sonucuna ne şekilde etki etmiştir? 
İlçe Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis Üyeliği seçimlerinde farklı sandık kurulları mı görev almışlardır ki, o seçimler ayrık tutularak yalnızca Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri yenilenmiştir? 
Sonucu etkilediği iddia edilen sandık kurulu başkan ve üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş mudur? 
Bulunulduysa ve yapılacak yargılama sonucunda ilgili sandık kurulu başkan ve üyeleri beraat ederlerse bu seçim iptali kararı nasıl açıklanacaktır?
Yüksek Seçim Kurulu 22.05.2019 tarihinde yayımladığı gerekçeli karar ile seçim sonrası sivil bir darbe yapıldığını ve ülkemizde yargının talimat ile çalıştığını maalesef ki tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak biliyoruz ki Türk Milleti ferasetlidir. Milletimiz hakkını gasp edenlerin karşısında, mağdurun yanında yer alacaktır. 
İYİ Parti tarafından tüm süreç dikkatle takip edilmekte ve bu hukuksuzlukların tek tek kaydı tutulmaktadır. Bu sivil darbeyi yapanlardan bağımsız mahkemeler huzurunda hesap sorulacaktır.
İYİ Parti, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözünü şiar edinerek mücadelesine bir an dahi geri adım atmadan devam edecektir. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Hasan Seymen
İYİ Parti Seçim İşleri, Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı