‘’Ben benden bekleneni yaptım.’’

‘’Ben benden bekleneni yaptım.’’

‘’Ben benden bekleneni yaptım.’’

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Mut Belediyemizin düzenlediği festivale katılmak için gittiği Mersin’de vatandaşlarla bir araya geldi, festival alanındaki stantları ziyaret etti.

Festivalde vatandaşlara hitap eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, mutlak butlan kararına tepki göstererek ‘’Yassı Ada mahkemelerinde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün bu kararları kabul ediyor mu?’’ dedi.

”Erdoğan’a bir şiir okudu diye ceza verilen de mahkemeden çıkmış bir karardı. O karar mahkemeden haksız ve hukuksuz bir biçimde çıktığı için ‘muhtar bile olamaz’ dedikleri Recep Tayyip Erdoğan 24 seneden beri bu memleketi yönetiyor.’’ diye ekledi.

Festivali düzenleyen Mut Belediye Başkanı Murat Orhan’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, siyasetteki gündeme dair de değerlendirmelerde bulundu.

‘’Ben benden bekleneni yaptım.’’

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşananlara yönelik Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun aldığı tutuma dair; ‘’Sayın Dervişoğlu’na çok teşekkür ediyorum. Türkiye demokrasisi adına, Türkiye’nin bir hukuk devleti olması adına, geleceğimiz adına tavrını koydu. Doğrudan yana koyduğu; haktan, hukuktan, adaletten yana koyduğu için kendisine teşekkür ediyorum.’’ sözleriyle teşekkür etti.

Bunun üzerine Genel Başkanımız; ‘’Ben hukuktan yana, adaletten yana, demokrasiden yana biriyim. Ben benden bekleneni yaptım; tarihin üzerime yüklediği sorumluluğun da icabını yerine getirdim. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Benden beklenen oydu ve ben onun gereğini yerine getirdim.’’ dedi.

‘’Bir kişinin emri hak vaki oluncaya kadar makamında kalmasının önünü açmak üzere atılmış adımlar hem hukuk nizamını hem demokrasiye hem de adalet anlayışımızı zedeliyor.’’

Siyasetin vatandaşın derdini konuşmak yerine, vatandaşın siyasetin sorunlarını konuşmasını eleştiren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Vatandaşın konuşulması gereken onca derdi varken siyasetçi vatandaşın derdini konuşmakla mükellef iken, vatandaş siyasetin sorunlarını konuşmaya başladı maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Bir kişinin emri hak vaki oluncaya kadar makamında kalmasının önünü açmak üzere atılmış adımlar hem hukuk nizamını hem demokrasiye hem de adalet anlayışımızı zedeliyor. Bir toplumda adalet duygusu zedelenirse zedelenmemiş hiçbir müessese kalmamış demektir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasiyi tam ve kâmil şekilde yaşatamazsınız. 2017 yılından itibaren hep aynı şeyleri söylüyoruz. Bu sistem Türkiye’yi her geçen gün onulmayacak bir biçimde sıkıntıya sokacak ve tek adamlığa doğru evrilecektir. Bu uyarıyı 2017’den itibaren yapmamıza rağmen görünen ve anlaşılan odur ki bu ifadelerimizden ders çıkarmayanlar ısrarlarını sürdürmeye devam edecekler. Bu milletin birliğini, bu vatanın bütünlüğünü, demokrasiyi, hukuku, adaleti size çiğnetmeyeceğiz. Çünkü Toros dağlarında kıl çadırlardan hâlâ duman tütmeye devam ediyor. Bunu tarih iyi bir sorumlulukla yerine getireceğiz.’’ dedi.

’Siyaseten istifade edilebilecek alanlar bulduk diye o alanları doldurmaya çalışan bir siyasi üslubun mümessili olmayacağız.’’

‘’Siyaseten istifade edilebilecek alanlar bulduk diye o alanları doldurmaya çalışan bir siyasi üslubun mümessili olmayacağız.’’ diyerek sözlerine devam eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Farklı fikirlerden olan insanların fikrî ayrılıklarını derinleştirerek bundan siyaseten nemalanmaya kalkışmayacağız. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ diye nutuk atar dururuz. Hepimiz aynı gemideyiz el hak doğrudur. Ama unutmayın aynı denizdeyiz ve deniz Türk milletidir, deniz Türk vatanıdır, deniz Türk bayrağıdır.’’ dedi.

‘’Türk siyaseti üzerindeki yargı vesayetini asla ve kata kabul etmiyorum.’’

Siyasi partilerin birbirlerinin düşmanı değil, birbirlerinin rakibi olduğunu vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’ Rekabetin sonuçlandırılacağı yer milletin iradesini içine koyacağı seçim sandığı olmalıdır. Türk siyaseti üzerindeki yargı vesayetini asla ve kata kabul etmiyorum. Bir kişiyi yerinde tutmak için Anayasa’nın çiğnenmesini, hukukun çiğnenmesini, demokrasinin ve millet iradesinin ayaklar altına alınmasını asla ve kata kabul edebilmek mümkün değildir. Demokrasinin namusu, namuslu ve faziletli siyasetçilerin sayesinde değer kazanır. Aksi takdirde her şeyi kendinize uydurarak bir gelecek planı yapmak suretiyle kendinizi kurtarmaya yönelik adımları atmaya kalkar ve milletin felakete doğru sürüklenmesine rıza gösterirseniz millet buna asla ve kata müsaade etmez.’’ diye konuştu.

‘’Her şeyi yargı üzerinden yapmaya kalkarsanız; bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa teslim olmuş olursunuz.’’

Geçmiş dönemdeki darbeleri, muhtıraları hatırlatan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Türkiye her çalkantıların içinden çıkmaya muktedir bir demokrasi bir birikiminin sahibidir. Bu şartlara bakarak ‘Her şeyi istediğimiz gibi yaparız.’ diye düşünenler varsa buradan onlara sesleniyorum: Yolunuzu ve yönteminizi doğru biçimde belirleyin. Mahkemelerin farklı bir bakış açısıyla Türk demokrasisine müdahale edebilecek hakta görmeleri son derece tehlikeli, farklı sıkıntıları da beraberinde getirecek bir durumdur. Her şeyi yargı üzerinden yapmaya kalkarsanız o zaman milletin iradesini ve geride bıraktığımız asırların birikimini de yok saymış; bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa teslim olmuş olursunuz. Türk milleti böyle ham ve hımbıl bir millet değildir. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır.’’ dedi.

‘’Yassı Ada mahkemelerinde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün bu kararları kabul ediyor mu?’’

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Mahkeme kararlarının tarih içinde nasıl değerlendirildiğini düşünün. Bakanların ve başbakanın asıldığı 60 ihtilalinden sonra kurulan Yassı Ada mahkemelerinde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün kabul ediyor mu bu kararları? 1971 senesinden sonra kurulmuş olağanüstü dönemin mahkemelerinin aldığı kararlar gençlerin idamına vesile oldu. Ama üzerinden geçen zaman içerisinde o kararlar da mahkeme kararları olmasına rağmen eleştiriliyor. Millet o gün alınmış kararları bugün adil mahkeme kararları diye kabul ediyor mu, edebiliyor mu? Asla etmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’a bir şiir okudu diye ceza verilen de mahkemeden çıkmış bir karardı. O karar mahkemeden haksız ve hukuksuz bir biçimde çıktığı için ‘muhtar bile olamaz’ dedikleri Recep Tayyip Erdoğan 24 seneden beri bu memleketi yönetiyor.’’ diye ekledi.

‘’İyi olan ne varsa eğer ondan sayacaksak kötü olan ne varsa da onun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı göreceğiz.’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Cumhuriyetimiz 100 yıllık, çeyrek asırdır Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönetiliyoruz. İyi olan ne varsa eğer ondan sayacaksak kötü olan ne varsa da onun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı göreceğiz. Eğer gençlerimiz geleceklerinden umutsuzlarsa, eğer çiftçimiz toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamıyorsa, eğer sanayicimiz finansmana erişemediği ve kendini garantide görmediği için yatırım yapamıyorsa; eğer bir memlekette açlık sınırı 35.000 liranın üstüne çıkmış, yoksulluk sınırı 115.000 liraya ulaşmışken en düşük emekli maaşı şayet 20.000 TL ise bunun da sorumlu Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. Bu millet alkışlamayı da bilir, ‘Artık dönemin bitti, kenara çekil’ demeyi de bilir.’’ dedi.

‘’Türk milleti yaşadıklarına katlanmaya mecbur ve mahkûm değildir.’’

‘’Bu ifadeleri siyasi bir menfaat temin etmiş olmak için konuşmuyorum.’’ diyen Genel Başkanımız, ‘’Ben bunları bu milletin gerçeği olduğu için ifade etmeye gayret sarf ediyorum. Tükenmişlik, yıkılmışlık, bezginlik artık bu ülkeyi yönetenlerin mustarip olduğu bir hastalık olarak kendini ortaya çıkarıyor. Milleti bezmiş, milleti bıkmış, milleti çaresizmiş gibi göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Türk milleti yaşadıklarına katlanmaya mecbur ve mahkûm değildir. Türk milleti her türlü zorluğun üzerinden gelebilecek, her engeli aşabilecek, her tuzağı bozabilecek kudrette büyük bir millettir. Size söylüyorum, biz varız diyorum. Biz derken sadece şahsımı ve partimi kastetmiyorum. Sizlere inanarak, sizlere güvenerek, demokrasi kültürümüzün ne olduğunu bilip idrak ederek bunları söylüyorum. Sandıkta alkışlayarak getirdiklerini yine alkışlayarak uğurlayan milli bir ferasete sahip olduğumuzu ifade etmek için söylüyorum.’’ diye ekledi.

‘’Millet hiç kimseye özellikle tek adamlığı kendisine şiar edilmiş insanlara kendini teslim etmeyecektir.’’

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

‘’Zor günlerde kurulmuş hükümetlerde rahmetlik Süleyman Demirel gibi bir kişiyi 6 defa gönderip 7 defa getiren iradeyi sandıkta yaşama geçirebilme kudretine sahip olduğumuzu bildiğim için söylüyorum. Parti, dernek, fırka ayrımına bakmıyorum. Türk milletini bir ve bütün olarak görüyorum. O sebeple söylediğim her kelamı, attığım her adımı milletim için attığımı da buradan tekrar ediyorum. Millet hiç kimseye özellikle tek adamlığı kendisine şiar edilmiş insanlara kendini teslim etmeyecektir. Millet, iradesini ortaya koyacak, getirdiği bu iktidarı sebep olduğu kötülükler yüzünden geldiği gibi geri gönderecektir. Ve bunu da inşallah sandıkta gerçekleştirecektir.  Her zaman hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin ve kardeşliğin yanında durma iradesini sergileyeceğimden emin olmanızı istiyorum. Bununla da yetinmiyorum. Bunun için Allah yukarıda şahit siz de buradasınız, ömrümün son anına son nefesime kadar mücadele edeceğimi, hukuk diyeceğimi, adalet diyeceğimi, hürriyet diyeceğimi ve demokrasi diyeceğimi haykırıyorum.’’

Dervişoğlu'na Yaz
×
Dervişoğlu'na Yaz
*Numaranızı Yazmanız Zorunludur